Prof. Dr. Karaçor, “İyi bir reklamcı dünyayı farklı boyutlarıyla okuyabilmelidir.”

 

Gazete, televizyon, radyo, internet gibi kitle iletişim araçlarının yanı sıra açık hava alanlarında ve hatta toplu ulaşım araçlarında boy gösteren reklamlar, artık günlük yaşamın ‘kesintisiz’ bir parçası haline geliyor. Hayatın her anında yer edinen reklamların ‘iyi’ ya da ‘kötü olmasıyla ilgili yapılan tartışmalar da son dönemde giderek artıyor.

Her ne kadar toplumda ‘Reklamın iyisi kötüsü olmaz’ sloganı yerleşse de uzmanlar iyi ürünün kötü reklamla gözden düşebileceği uyarısında bulunuyor. Selçuk Üniversitesi Reklamcılık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Süleyman Karaçor da hedef kitle nezdinde etkili bir reklamın ortaya konulabilmesi için bu alanda akademik eğitimin eksiksiz bir biçimde alınması gerektiğinin altını çiziyor.

İşte, Prof. Dr. Süleyman Karaçor ile yaptığımız söyleşi sırasında sorduğumuz sorular ve aldığımız cevaplar:

Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi ve Reklamcılık Bölümü hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

İletişim Fakültesi, 1993 yılında Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’yle eğitim ve öğretim hayatına başlamış olup bugün itibariyle 4 bölümde eğitim öğretim faaliyeti sürdürülmektedir. Fakültemizin en yeni bölümü olan Reklamcılık Bölümü 2011 yılında kurulmuştur.
İletişim Fakültesi teorik eğitim ile uygulamanın aynı potada eritildiği, dört yıllık eğitim sonunda öğrencilerin ister akademik ister sektörel olarak geniş çalışma imkânına sahip olduğu bir anlayışa sahiptir.

Reklamcılık Bölümü öğretim üyeleri reklamcılık alanındaki gelişmeleri güncel olarak takip eden, alanlarında sektörel deneyime sahip ve akademik başarılarını uluslararası yayınlarıyla kanıtlamış akademisyenlerden oluşmaktadır.

Dolayısıyla öğrenciler sadece mektepli değil aynı zamanda alaylı olarak elde edebilecekleri bilgilere aynı anda sahip olabilmektedir.

Öğrenciler niçin bu bölümü seçmeliler?

Reklamcılığın sadece iletişim disiplini olmadığı bilincimizden hareketle bölümümüz ders planını interdisipliner şekilde hazırladık ve sadece Türkiye’nin değil dünyanın beklentilerini karşılaması amacını taşımaktayız.

“Reklam sadece pazarlamadan ibaret değil..”

Bu sebeple bölümümüzde öğrenim gören bir öğrenci iletişim disiplini yanı sıra işletme, psikoloji, sosyoloji, güzel sanatlar, siyaset bilimi, hukuk, bilişim teknolojileri gibi pek çok alanda fikir sahibi olmaktadır. Bu da onlara dünyayı farklı boyutlarıyla anlama ve yorumlama imkanı vermektedir.

Sizce üniversitelerdeki reklamcılık eğitim programları yeterli midir? Değilse nasıl olmalıdır?

Ülkemizdeki üniversitelerde reklamcılık programlarının içeriğinin yeterli olduğunu düşünmüyorum. Programlar oluşturulurken yaşanan temel hata reklamın sadece pazarlama ve iletişimden ibaret olduğu düşüncesidir. Oysaki bu çok yanlış bir anlayıştır öyle ki başarılı reklamcıların akademik geçmişlerinde işletme, güzel sanatlar, psikoloji, sosyoloji, siyaset bilimi gibi alanlar görürüz.

Reklamcılık iletişim kanadı olan bir işletme disiplinidir, bu sebeple dünyanın hiçbir yerinde tek başına reklam veya iletişim üze-rine akademik uzmanlaşma kabul görmemektedir.

Kendi bölümümüzü de katarak başka bir eleştirim yabancı dil yetersizliği üzerinedir. İyi bir reklamcı kültürün kodlarını kullanmak için dünyayı farklı boyutlarıyla okuyabilmelidir ve maalesef dünya, Türkçe okunamayacak kadar büyük, küresel ve çok boyutlu.

Dolayısıyla yabancı dil eğitimi olmazsa olmaz olmalıdır. Yabancı dilde öğrenim yapan kimi üniversiteler bunu bir ölçüde sağlasa da onlar içinde yerelleşme problemi yaşanmakta ve yapay bir eğitim ortamı oluşmaktadır. Bu sebeple eğitim dili Türkçe olmalı fakat çok iyi şekilde yabancı dil ile desteklenmelidir.

Öğrenciler birçok alanda uzmanlaşıyor

Reklamcılık mezunu öğrencilerinin diğer sosyal bilimler mezunlarından avantajı nedir?

Öğrencilerimiz pek çok alandan beslendikleri için bir alanda uzmanlaşmaktan ziyade pek çok konuda fikir sahibi olacak temele sahip olmaktadırlar.

Öte yandan yaratıcı problem çözme becerisi, yüksek medya okuryazarlık düzeyi, iyi bir görsel hafıza, sosyal medya kullanma becerisi, internet ve mobil teknolojileri kullanma becerileri onları diğer mezunlardan öne çıkarmaktadır.

Reklamcılık eğitiminin dört temel sorunu bulunmaktadır

Reklamcılık eğitiminin şu an Türkiye’deki durumu nedir?

Türkiye’de reklamcılık bölümü 4’ü vakıf 3’ü devlet olmak üzere toplam 7 üniversitede bulunmaktadır. Bu üniversitelerin 4’ü İstanbul’da yer almakta olup diğerleri İzmir, Kocaeli ve Konya’dadır. Selçuk Üniversitesi, ikinci öğretim programı olan tek reklamcılık bölümüdür. Türkiye’de reklamcılık eğitiminin dört temel sorunu bulunmaktadır. Bunlardan ilki reklamın sadece iletişim ve pazarlama özelinde ele alındığı programların yaygınlığıdır.

Böylelikle mezunlar tek yönlü bir eğitimden geçtiğinden sektörün dinamiklerini anlama ve uygun çözümler getirmede yetersiz kalmaktadır. İkinci sorun üniversitelerin yabancı dil eğitiminde başarısının düşüklüğüdür.

Vakıf üniversitelerinin bazıları eğitim dilini İngilizce olarak belirlemiştir ancak bu durum oldukça yapay bir eğitim ortamı yaratmaktadır. Öte yandan kaynakların uluslararası yayınlardan oluşması yerelleşme problemini beraberinde getirmektedir.

Üçüncü sorun ise reklamcılık bölümü programlarında uygulama-teori dengesinin olmayışıdır. Söz gelimi bir üniversitede doğrudan uygulamaya yönelik eğitim verilirken başka bir üniversitede akademik bilgilerin yoğunlukta olduğu bir süreç söz konusu olmaktadır.

Bu da mezunları “zoraki tercihlere” yönlendirmektedir. Çünkü birisi akademik olarak devam edebileceği teorik donanıma sahip değilken diğeri sektörün dilini anlayamayacak kadar kitap bilgisiyle doludur. Dördüncü problem bölümlere alım yapılan puan türüdür.

Bölümlere sözel alandan mezun öğrenciler kabul edilmektedir ancak bizim eğitim programımızda ekonomi, istatistik, pazarlama gibi derslerde temel düzeyde matematik ve analitik düşünme becerisi ve tasarım dersleri için gölge perspektif, ışık gibi kavramları anlayabilmek için temel düzeyde geometri ve fizik bilgisi gerekmektedir. Bu durum ders akışını etkilemekte hatta olumsuz olarak şekillendirmektedir.

Özetle, Türkiye’de reklamcılık eğitimi yaygın biçimde sektörün oldukça gerisinde ve sektörün gereksinimlerinden bihaberdir.

Biz olabilecek en yüksek derecede kendimizi sektörün gereksinimlerine göre uyarlasak dahi kimi yapısal problemler hareket alanımızı kısıtlamaktadır.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş