Prof. Dr. Ali Kahraman, “Alternatif enerjiler bulmak zorundayız.”

Enerji uzmanları yakın bir gelecekte petrol, kömür gibi geleneksel enerji kaynaklarının tükeneceği uyarısında bulunuyor. Gelişmiş ülkeler bu noktada alternatif enerji kaynaklarına yatırımlarını günden güne arttırıyor. 

Dünyanın odağındaki enerji türleri fosil kökenli enerji türleridir. Yani petrol kaynaklı enerjilerdir. Şu anda teknoloji hep onun üzerine yığılmış vaziyettedir

Dünyada hali hazırda aktif olarak fosil yakıtlı enerjiyi kullanılıyor ama son zamanlarda yüzde 20’lere yakın alternatif enerji ya da yenilenebilir enerji kaynakları kullanan ülkeler var.

ABD ve Çin de alternatif enerji kullanan ülkelerin başında geliyor. Alternatif enerji kullanımında Türkiye ne yazık ki bu konuda çok iyi bir yerde değil.

Ülkelerin gelişmişlik endeksinde enerji üretimi önemli bir yer teşkil ediyor.

Tüm dünyada geleneksel enerji kaynaklarının giderek azalması ve maliyetinin artması neticesinde alternatif enerji kaynaklarının keşfi ve kullanımı önemli bir konu olarak tartışılmaya devam ediyor.

Biz de alternatif enerji ya da yenilebilir enerji sistemlerinin ekonomiye katkısı ve ülkemizin bu anlamda hangi konumda olduğuna yönelik merak edilen tüm soruları Necmettin Erbakan Üniversitesi Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Kahraman’a sorduk.

Ali Hocam, alternatif enerji sistemlerinin ekonomiye katkısı hakkında sizden bilgi almak istiyorum?
Kaç çeşit alternatif enerji sistemi vardır?

Alternatif enerji ve yenilenebilir enerji arasında bir fark var. Alternatif enerji mevcut olan enerjilere alternatif olan enerji demektir. Yenilenebilir enerji dediğimiz ise doğadaki kaynaklardan elde edilebilen ve tekrar doğa tarafından daimi olarak takviye edilebilen enerjidir. Örneğin güneş, rüzgâr hatta biraz daha ileri gidersek hidroelektrik de bizim için yenilenebilir bir enerjidir. Neden doğal olan nehirlerimiz, akarsularımız var, bunların varlığı süreklilik gösterir ve biz bunu hidroelektriğe çevirip yenilenebilir enerji elde edebiliyoruz. Dolayısıyla yenilenebilir enerji olarak düşündüğümüz güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi, hidroelektrik santraller ve bizim biyo-kütle dediğimiz enerji türleridir. Biyo-kütle ise hayvan atıklarından elde edilen enerjidir. Çok fazla duyulmamış olabilir ama birkaç enerji daha var. Bunlar dalga enerjisi ve medcezirdir.

Yenilenebilir enerjiye teşvik

Dünyada ve ülkemizde enerji kaynaklarının şu anki mevcut durumu hakkında bizlere bilgi verebilir misiniz?

Dünyanın odağındaki enerji türleri fosil kökenli enerji türleridir. Yani petrol kaynaklı enerjilerdir. Şu anda teknoloji hep onun üzerine yığılmış vaziyettedir. Bazı bilim adamları 50 yıl bazı bilim adamları 100 yıl sonra fosil yakıtların diğer bir deyişle araçlarda kullandığımız mazot, benzinden, doğalgaza veya diğer bütün fosil yakıtların tükeneceğini söylüyorlar. Sadece petrol kaynaklı yakıtlar değil bunlar aynı zamanda kömür de önemli bir enerji kaynağıdır, onun da tükeneceğini söylüyorlar. . Dolayısıyla bunlara alternatif enerjiler bulmak zorundayız.

Dünyada hali hazırda aktif olarak fosil yakıtlı enerjiyi kullanılıyor ama son zamanlarda yüzde 20’lere yakın alternatif enerji ya da yenilenebilir enerji kaynakları kullanan ülkeler var. Örneğin son yıllarda Almanya alternatif enerji kullanımında büyük bir atak yapmış durumdadır.

ABD ve Çin de alternatif enerji kullanan ülkelerin başında geliyor. Alternatif enerji kullanımında Türkiye ne yazık ki bu konuda çok iyi bir yerde değil. Yenilenebilir enerji kaynaklarını yüzde 3 seviyelerinde kullanabiliyor. Türkiye’nin enerji kaynaklarına baktığımız zaman birinci konu petrol kaynaklı enerjiler ikinci olarak doğalgazdır. Son zamanlarda devlet politikaları yerli üretim ya da alternatif enerji kaynaklarının kullanımı konusunda çok ciddi atılımlar yapıldığını gösteriyor. Nükleer enerji bunlardan bir tanesidir. Ayrıca devlet yenilenebilir enerji kaynaklarından enerjiyi alırken belli bir fiyatı yükseltiyor.

2023’e yönelik dev yatırımlar

Ülkemizde yenilenebilir ve alternatif enerji kaynaklarının kullanımı ve bu alanda yürütülen projeler şu an ne durumdadır?

Biz aslında tam yerindeyiz. Konya güneş enerjisinde inanılmaz yoğun bir yerdedir. Dolayısıyla bizim en önemli yatırımlarımız iki temel noktaya dayanıyor. Bunlardan bir tanesi güneş enerjisi yatırımları, ikincisi rüzgar enerjisi yatırımlarıdır. Türkiye’de güneş enerjisi yatırımlarına baktığımız zaman özellikle son zamanlarda Konya-Karaman bölgesinde muazzam bir yatırım yapılıyor. Bu yatırımlar hem küçük ölçekli hem de büyük ölçekli yatırımlardır. En büyük yatırım da ihalesi yeni kazanılan Konya Karapınar güneş enerji santrali yatırımıdır. Yani hedef şu 2023’te yaklaşık olarak yüzde 20’ye varan yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üretmeyi tasarlıyoruz. Bu rakam ülkemiz için şimdilik iyi rakamdır. Yenilenebilir enerji kaynağında zengin bir ülkeyiz. Hem rüzgârda çok zengin hem de güneş açısından zengin bir ülkeyiz. Özellikle rüzgâr enerjisinde kıyı şeritlerinde özellikle Çanakkale Gelibolu bölgesinde ya da İskenderun Belen bölgelerinde, Nur Dağı’nda inanılmaz derecede rüzgar enerjisi var ve şu anda o rüzgar enerjilerinden faydalanılıyor.

Enerji Üretiminde Yerlileşme

Bütün bu anlattıklarınızı dikkate alarak Türkiye sizce enerjide ne gibi bir politika izlemelidir?
Yatırım alanları sizce neler ve nasıl olmalıdır?

Bu konuda birkaç noktaya değineceğim. Yenilenebilir enerji kaynağı kullanıyoruz. Fakat yenilenebilir enerji kaynağını elde edebileceğimiz ürünlerin neredeyse tamamını dış ülkelerden satın alıyoruz. Mesela güneş enerjisini elde edebilmek için güneş enerji pillerini ithal ederek güneş enerji panelleri ve bu şekilde de güneşi enerjisini elde ediyoruz. Eğer biz güneş pillerini yerlileştiremezsek dışarıdan petrol almakla güneş pillerinden elektrik üretmek hemen hemen aynı mantıktır. Dolayısıyla son yapılan ihalede devletimiz şöyle bir politika izliyor; eğer yerli imal edecekseniz bu ihaleye girin ve yenilenebilir enerji üretimini yapın. Bu yüzden bizim hem yenilenebilir hem de tüm enerji kaynaklarında yerli teknolojiyi kullanmayı hedef seçmemiz lazım. Türkiye’deki cari açığın yüzde 70’i enerjidir. Eğer biz enerji üretim teknolojilerini yerlileştirirsek bizim cari açığı yüzde 30-40 aralığına düşürme imkanımız var. Bu da Türkiye’nin dışarı vermiş olduğu dövizi tümüyle yerlileştirip yatırıma dönüştürmesi demektir. Bizim için çok ciddi bir avantaj olur.

Gelecek Yüzyıla Türkiye Damgası

Türkiye’de güneş enerji üssü olarak görülen Konya Karapınar ilçesinde 600 bin hanenin ihtiyacını karşılayacak Türkiye’nin en büyük güneş enerji santrali kurulacak. Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?

Hali hazırda ihalesi çıktı ve yakın tarihte yapımına başlanacaktır. Gayet başarılı bir proje olarak görüyorum. Buradaki hedef şu olmalı bence; yerlileşme benim en çok üzerinde durduğum noktalardan bir tanesi ve ikincisi ise tarım bölgelerine zarar vermeden bu tür yenilenebilir enerjilerin üretilmesi lazım ve bu konuda ciddi politikalar izleniyor. Özellikle çorak yağmur almayan ve tarım yapılamayan bölgeler seçiliyor.

Karapınar bölgesi dünyada güneş enerji santrallerinin kurulduğu örneğin İspanya’nın Almera bölgelerine, Amerika’nın Texas bölgelerine çok benziyor. Dolayısıyla Karapınar’ın güneş enerji üssü olarak kurulması son derece uygundur. Çok geç kalınmış bir uygulama, o yüzden bizim maraton yapıp deyim yerindeyse koşup aradaki mesafeyi kapatmamız lazım ve bunun için de yatırımlarımızı ciddi şekilde arttırmamız lazım. İlk etapta 600 bin hane olabilir ama daha sonrasında çok fazla artabilir bu sayı. Burada ne kârımız var peki? Tabiatı kirletmiyoruz. Güneşe para vermiyoruz. Doğal enerjiyi kullanıyoruz. Rüzgâr da keza öyle ve rüzgâr datalarımız çok iyi durumda. Tüm bunları çok iyi ve dengeli kullanırsak Türkiye gelecek yüzyıla damgasını vurabileceğini düşünüyorum.

Yenilenebilir enerji kaynaklarında güneş ve rüzgar üzerinde durduk ama Türkiye’de bi-yoenerji denilen yani atık kaynaklarından ya da hayvansal atıklardan faydalandığımız enerji türü vardır. Hayvan ve çöp atıklarını çok iyi bir yakıt haline getirirsek termik santralde bunları yakarak elektrik enerjisi elde edebiliriz. Bu olaya biyo-kütle diyoruz. İkincisi ise biyogazdır. Nedir peki biyogaz? Biyogaz hayvan ve bitki atıklarını bir çukurda belli bir sıcaklıkta karıştırılıp belli bakteriler elde ediyoruz ve bu bakterilerde bize metan gazı üretir. Metan gazı da evlerimizde kullandığımız doğalgazdan farklı değildir. Dolayısıyla bu gazı biriktiriyoruz ya motorda yakarak elektrik enerjisi üretiyoruz ya da ailelerin mutfak ve ısıtma ihtiyacını karşılar.

Türkiye’de bu teknoloji ileri derecede artmaya başladı. Aksaray’da bu enerji üretiminin faaliyetlerine başlandı. Konya Büyükşehir Belediyesi de insan atıklarından enerji üreten tesisler kurdu ve şu anda faaliyetlerine devam ediyor.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş