Öğrenci değişim programları, yükseköğretime yeni bir soluk getirdi..

  ‘Erasmus’, ‘Farabi’ ve ‘Mevlana’ programları, farklı kültürleri tanıyarak yeni eğitim modelleriyle öğrencileri tanıştırıyor. Birçok seçkin üniversite gibi Necmettin Erbakan Üniversitesi de öğrencilerini bu programlara katılmaya yönlendiriyor.

Yükseköğretim kurumlarının birbirleri ile işbirliği yapmalarını teşvik eden ve uluslararası bir boyuta taşınan öğrenci değişim programları son yıllarda Türk yükseköğretimine yeni bir boyut kazandırdı.

Erasmus, Farabi ve Mevlana ismi verilen ve öğrenciler ile öğretim elemanlarına farklı seçenekler sunan programlara yoğun ilgi gösterildi. Üniversiteler yurt içinde ve yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarıyla işbirliğine giderek öğrencilerine yeni eğitim alanları açtı. Necmettin Erbakan Üniversitesi de (NEÜ) tüm bölümlerdeki öğrencilerine bu değişim programlarına katılma fırsatı sundu.

Biz de konuyla ilgili daha detaylı bilgi almak için Necmettin Erbakan Üniversitesi’nde öğrenimleri devam eden ve bu programlara katılan İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden Uğur Ceyhan’la Erasmus, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü’nden Onur Taşkın’la Farabi, yine aynı bölümden Mehmet Akif Bakırel’le Mevlana değişim programları hakkında konuştuk.

Neden Erasmus diye sorsam?

Dürüst olmak gerekirse Erasmus’un ne olduğunu üniversitenin ikinci yılında öğrendim. Hocamız bahsettiğinde çok ilginç buldum ve “bunu kesin yapmam gerekiyor” dedim ve çalışmaya başladım. Portekiz’e gittim, bölümün anlaştığı sadece iki ülke vardı; Birisi Portekiz, diğeri Romanya’ydı. Portekiz daha çekici geldi ve onu seçtim. Yani aslında pek de bir seçim şansım olmadı.

Gittiğiniz ülkede herhangi bir uyum sorunu yaşadınız mı?

Evet, tabi ki bir uyum sorunu yaşadım orada. Öncelikli sebebi İngilizce konuşan büyük bir çoğunluk yoktu. Bu benim bir hayli alışma sürecimi uzattı ve ayrıca çok farklı bir kültür ve değişik bir düşünce yapısı ve onun üstüne tamamen farklı dini görüşler bu uyum sıkıntısında başlıca sebeplerden oldu.

Erasmus size neler kattı?

Daha önce hiç bulunmadığınız, hakkında pek bir bilgi sahibi olmadığınız ve ana vatanınızdan kilometrelerce uzaklıkta olan bir ülkede aylarca yaşamak kesinlikle sizin hayata olan bakış açınızı değiştirebiliyor, kendi ayaklarınızın üzerinde durabilmeyi öğreniyorsunuz ve karşılaştığınız sıkıntılarla baş edebilme gücünüz artıyor ve ayrıca özgüveniniz hiç beklemediğiniz kadar tavan yapabiliyor.

Gittiğiniz ülkedeki eğitimi Türkiye’deki eğitim ile karşılaştıracak olursanız, neler söyleybilirsiniz?
Bu soruyu tamamen cevaplamak zor; çünkü benim gördüğüm eğitim mühendislik eğitimiydi. Her bir dalın eğitimindeki kalite eminim ki farklıdır, ancak mühendislik eğitimlerinin Türkiye’de olduğu kadar ciddi olmadığına şahit oldum ve hatta benim bölümüm olan inşaat mühendisliğinin çok yaygın olmadığını öğrendiğimde çok şaşırmıştım.

Son olarak, gittiğiniz ülkeyi tercih etmeyi düşünenlere ne gibi tavsiyelerde bulunabilirsiniz?

Portekiz’e gitmeyi düşünen arkadaşların gitmeden önce Erasmus yapacakları şehri iyi bir şekilde araştırmalarını tavsiye ediyorum. Bol bol gezip çok fazla insanla tanışmalarını, vakitlerinin büyük bir kısmını odalarında bilgisayar ile öldürmek yerine diğer ülkelerden gelen öğrencilerle geçirmelerini onlarla bütünleşmelerini tavsiye ediyorum.

Böylece hem farklı kültürler öğrenir hem de yabancı dilinizi konuşurken olan öz güveninizi artırabilirsiniz ama lütfen Erasmus programının sizin yabancı dil seviyenizi iyi bir yere getireceği düşüncesine kapılmayın çünkü en nihayetinde İngilizce konuşulan bir ülkeye gitme şansı olmuyor bizim okulumuzda.

Elinizden geldiğince gitmeden önce en güzel şekilde çalışıp dilinizi burada geliştirmeyi deneyin böylece oraya gittiğinizde arkadaş edinmekte hiç zorluk çekmeyeceksiniz ve konuşurken ki özgüveniniz yerine gelecektir.

Farabi programına katılarak Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde bir yıl öğrenim gören Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü’nden Onur Taşkın:

“Bu program bana en azından Türkiye içerisinde farklı bir üniversiteyi gösterdi. Farklı üniversiteyi, farklı eğitim sistemini, farklı insanları, farklı coğrafya ve etnik grupları görebildim. Aynı zamanda Türkiye’nin dinamikleri hakkında fikir sahibi olabildim.”

Onur, Farabi hakındaki düşüncelerini alabilir miyiz?

Farabi programı kapsamında Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne gittim. 1 yıl kaldım. En azından Türkiye içerisinde farklı bir üniversiteyi gösterdi bana. Farklı üniversiteyi, farklı eğitim sistemini, farklı insanları, farklı coğrafya ve etnik grupları görebildim. Aynı zamanda Türkiye’nin dinamikleri hakkında fikir sahibi olabildim.

Programın avantajlarından birisi de yurt dışına çıkmamı sağladı. Bu vesile ile Gürcistan ile Azerbaycan’a gittim. Ayrıca program sayesinde her öğrencinin hayali olan ekstra bursu kazandım.

Her öğrenciye gitmesini tavsiye ederim. Farabi, inanılmaz şeyler katıyor insana. Düşündüğün zaman kırmızı çizgilerinizden sıyrılıyorsunuz. Gitmeden önceki düşüncelerimle gittikten sonraki düşüncelerim çok farklı. Bu değişim programlarının kullanılması taraftarıyım. Necmettin Erbakan üniversitesi olarak imkânlarımız belli. Anlaşma olan üniversiteler belli. Bu programların kesinlikle kullanılması taraftarıyım. Onun dışında dediğim gibi, farklı yerler, farklı insan, farklı renk, farklı ses.

Farabi programına dahil olmak için gerekli şartlardan söz edebilir misin?

Benim dönemimde programa başvurmak için 2.30 ortalama gerekiyordu. Her ne kadar 2.30 ortalama yetse dahi sizden başka öğrenciler de başvuruyor.

Programı tercih edecek olan öğrencilerle bir nevi savaş içerisindesiniz. Onları geçmeniz lazım. O yüzden bu programa başvuracak gençlerin ortalamalarını iyi tutmaları lazım.

Mevlena Değişim Programın programına katılarak Malezya’ya giden Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü’nden Mehmet Akif Bakırel:

“Çok iyi dostluklar kazanmamın yanı sıra, İngilizce dil seviyemin çok gelişmesi en önemli kazanımlarımdı. Çok fazla yeni şehirler ve üst düzey doğal güzelliğe sahip bölgeler keşfetmek çok keyifliydi”
Neden Mevlana Değişim Programı?

Farklı kültürler, farklı kültürlerden insanlar tanımak, yabancı dil seviyemi geliştirmek ve en önemlisi hayat tecrübesi kazanmak için bu programı tercih ettim. Üniversiteler tarafından sağlanan bu tarz fırsatların öğrenciler tarafından değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Değişim Programı ile hangi ülkeye gittiniz? Bu ülkeyi tercih etmenizin özel bir sebebi var mıydı?

Değişim programı ile Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’u tercih ettim. Halkın neredeyse tamamının İngilizce konuşabilmesi, gelişmiş bir Asya ülkesi olması, eğitim alacağım üniversitenin kalitesi bu ülkeyi tercih etmemin sebepleridir diyebilirim.
Gittiğiniz ülkede herhangi bir uyum sorunu yaşadınız mı?

Tabi ki yeni bir kültür tanıyorsunuz, haliyle belli başlı sorunlar yaşayabiliyorsunuz. Benim ilk yurt dışı deneyimim olduğunu belirtmek isterim. Binlerce kilometre uzakta yeni insanlarla tanışmak, farklı türde yemeklere alışmak; ilk bir ay uyum sorunu yaşamama neden oldu. Ama her anın çok keyifli olduğunu söyleyebilirim.

Gittiğiniz ülkedeki eğitimi Türkiye’deki eğitim ile karşılaştıracak olursanız, neler söyleyebilirsiniz?

Öncelikle değişim programına katıldığım üniversite, uluslararası bir üniversiteydi. Tabi uluslararası bir üniversitede okumanın avantajları çok fazlaydı. Farklı ülkelerden öğrenciler ve öğretmenlerle iletişim kurmak, size yeni görüş açıları kazandırıyor.

Yaşadığınız bu tecrübe hayatınıza ne kattı?

Çok iyi dostluklar kazanmamın yanı sıra, İngilizce dil seviyemin çok gelişmesi en önemli kazanımlarımdı. Çok fazla yeni şehirler ve üst düzey doğal güzelliğe sahip bölgeler keşfetmek çok keyifliydi. Malezya’ya komşu diğer ülkelere yaptığım seyahatler hayatımda belki de bir daha göremeyeceğim şehirleri, güzellikleri görme fırsatını bana sundu.

Eğer tekrar bu programa katılacak olsaydınız, yine aynı ülkeyi tercih eder miydiniz?

Kesinlikle Malezya’yı tekrar tercih ederdim. Çünkü Asya ülkelerinin gerek doğası gerek insanlarının güler yüzlü olması bile bir daha tercih etmede benim için yeterli sebepler.


Öğrenci değişim programları

ERASMUS

Avrupa’daki yükseköğretim kurumlarının birbirleri ile çok yönlü işbirliği yapmalarına yönelik bir Avrupa Birliği programı olan Erasmus, AB ülkeleriyle aday ülkelerin yükseköğretim kurumları arasındaki işbirliğini teşvik ediyor.

Temel olarak yükseköğretimde Avrupa modelini ön plana çıkaran bu programa katılan öğrenciler gittikleri ülkelerde eğitim harcı ödemiyor.

FARABİ

Türkiye’deki yükseköğretim kurumları arasında öğrenci ve öğretim üyesi değişimine olanak sağlayan Farabi programı ile öğrencilere karşılıksız burs, öğretim üyelerine de ek ders ödemesi yapılıyor.

İlk yılını tamamlayan ön lisans ve lisans öğrencilerinin programa katılabilmesi için genel not ortalamalarının 2.00’dan yüksek olması gerekiyor.

MEVLANA

Mevlana Değişim Programı, yurtiçinde eğitim veren yükseköğretim kurumları ile yurtdışındaki üniversiteler arasında öğrenci ve öğretim elemanı değişimini kapsıyor.
Diğerlerinden farklı olarak Mevlana Değişim Programı’nda coğrafi bölge sınırlaması yapılmıyor. Program bünyesindeki hareketlilik bütün dünyadaki yükseköğretim kurumlarını kapsıyor.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş