Doç. Dr. Lokman Kuzu: “Türkiye, uzay alanına daha çok yatırım yapmalı.”

Türkiye’de son yıllara baktığımızda uzay araştırmalarına ve bilimsel çalışmalara daha fazla önem verildiğini görmekteyiz.

Uzay araştırmalarıyla ilgili projeler açıldı. 1 milyar liranın üzerinde bütçe verilmiş durumda. Yeterli mi, elbette yeterli değil. Elimizdeki projeleri başarıyla bitirirsek daha fazla kaynak ayrılacaktır.

Son yıllarda uzay alanı ile ilgili olarak ülkemizde ciddi çalışmalar yapılmaktadır. Uydu ve uzay konularında yetişmiş insan kaynağımız yetersiz. Fakat bu konuda irade ve projeler var. İnşallah ilerleyen yıllarda artış göreceğiz.

Bir zamanlar, ülkemizin teknoloji yarışında ne kadar gerilerde kaldığını çok açık bir şekilde ifade eden bir slogan halk dilinde dolaşmaya başlamıştı: “Dünya aya biz yaya..” Geçmişten bu yana geçen zaman diliminde teknolojinin her alanında oldukça önemli adımlar atıldı. Ancak alınacak daha çok mesafe olduğu konusu kesin..

Belli bir ekonomik gelişmişlik düzeyine erişilmeden el atılamayacak bazı alanlar vardır. Uzay ile ilgili yapılacak çalışmalar bu alanlar içinde ilk sırayı almaktadır. Son yıllarda uzay alanı ile ilgili olarak ülkemizde ciddi çalışmalar yapılmaktadır.

Zaman zaman medyada yer alan haberler bu konu ile ilgili bir röportaj çalışması yapmamızın temel nedeni olmuştur.

Türkiye’de uzay alanında ne gibi çalışmalar yapıldığı konusunda yaptığımız araştırmalardan sonra bu konuda bize yardımcı olacak bir uzman arayışına girdik ve TUBİTAK Uzay Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Lokman Kuzu’nun aradığımız kişi olduğunu öğrendik.  Doç. Dr. Lokman Kuzu ile bu konuyu detaylı bir şekilde görüştük.

Dr. Kuzu’ya göre Türkiye’nin uzay alanına daha çok yatırım yapması gerekiyor. Çünkü, bu alanda yapılacak araştırmalar bize sadece uzay konusunda belli bir düzeye getirmekle kalmayacak aynı zamanda farklı alanlarda kullanılabilecek bir çok yeni buluşlar yapmamızın önünü açacak. Bu da Türkiye’nin yeni teknolojiler geliştirmesine yol açacaktır.

TÜRKSAT 6-A 2020 yılında Uzayda Olacak

Türkiye’nin uzun süredir üzerinde çalıştığı  TÜRKSAT 6-A’nın 2019’da tamamlanması bekleniyor. Uydu yapıldıktan sonra uzaya fırlatılması ile ilgili araştırmalar yapılacak.  Uydunun, 2020’nin ilk yarısında uzaydaki yörüngesine oturtulacağı ifade ediliyor.

Türkiye’nin uydu ve uzay alanına yatırım yapması, teknolojik olarak ülkeye çok şey kazandırır.

NASA’nın yaptığı uzay araştırmaları sayesinde günümüzde kullanılan binlerce buluş var. Örnek vermek gerekirse astronotlar için geliştirilen yürüme aparatı spastik çocuklar için kullanılıyor. Yanmayan bandları, yanmaz tavaları hep bu araştırmalar sırasında buldular. Aynı durum Türkiye için de geçerli. Bu alana ne kadar fazla yatırım yapılırsa bu teknolojiden ve getirilerinden o kadar fazla faydalanılabilir.

“Türkiye’de son yıllara baktığımızda uzay araştırmalarına ve bilimsel çalışmalara daha fazla önem verildiğini görmekteyiz. Uzay araştırmalarıyla ilgili projeler açıldı.

1 milyar liranın üzerinde bütçe verilmiş durumda. Yeterli mi, elbette yeterli değil.

Elimizdeki projeleri başarıyla bitirirsek daha fazla kaynak ayrılacaktır. Uydu ve uzay konularında yetişmiş insan kaynağımız yetersiz. Fakat bu konuda irade ve projeler var. İnşallah ilerleyen yıllarda artış göreceğiz” diyen Dr. Kuzu, Türkiye’nin, Bilsat, Rasat, Göktürk-2 gibi görüntü uyduları yaptığını, bundan sonra Türksat 6A gibi haberleşme uyduları işine girdiğini ifadeyle,

“Türkiye bunun dışında küçük bilimsel uydular yapıyor. Sektör çok küçük ama ilgili kurumların ve üniversitelerin bir gayreti var, bölüm açma, ders açma gibi. İlerde inşallah daha iyi olacak” görüşünü dile getirdi.

Bu arada, Türkiye’de uzay araştırmalarına önem verilmeye başlanmış olsa da henüz roket fırlatma konusunda teknolojik altyapıya sahip olmadığımız dile getiren Dr. Kuzu, ülkemizin insanlı olarak fırlatma konusunda hiçbir şekilde çalışması olmadığını, görüntü ve haberleşme uyduları konusunda belirli bir noktaya gelmiş olsak da uzay araştırmaları konusunda hali hazırda bir projemiz olmadığıni iafede etti.

Uzaya insanlı insansız göndermeler yapılabileceğini ama bunun sağlanması için fırlatma teknolojilerine daha fazla bütçe ayırarak daha hızlı ilerlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Dr. Kuzu, bu alanda yetişmiş uzman sayısının çok az sayıda olduğundan hedefe ulaşmak için zamana ihtiyacımız olduğuna söyledi.

Uzmanımıza bir de herkesin yıllardır merak ettiği bir soruyu soralım istedik. Acaba uzayda bir gezegende mesala Mars’ta bir koloni kurulup yaşanması mümkün mü? Dr. Kuzu bu sorumuza da şöyle bir cevap verdi:

“Uzaya turistler gönderilmeye başlandı, evet birçok özel kuruluş, insanları atmosferin dışındaki 100 km’lik irtifaya götürüp geri getirmeyi planlıyor. Uzay turizmini başlatmak istiyorlar.

Marsta kolonilerin kurularak insanların artık uzayda yaşayabilmesi de mümkün fakat çözülmesi gereken birçok sorun var öncelikli olarak su, oksijen, ısı, radyasyon gibi insanın yaşamı için gerekli ortamın sağlanması gerekiyor.

NASA ve birçok kuruluşun Mars’a koloni kurma projesi var fakat buraya gönderilen insanlar yüksek ihtimalle oraya gittikten sonra tekrar dünyaya dönemeyecekler”.

Yorum yapabilmek için kayıtlı kullanıcı olmanız gerekmektedir. Giriş